Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25479 E. 2013/8787 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25479
KARAR NO : 2013/8787
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın, Akbank Bekirdere Şubesine ait 30.12.2007 keşide tarihli 8.000 TL bedelli, … numaralı çeki, diğer sanık …’nın verdiği yetkiye istinaden keşide ettiği, katılan tarafından çekin süresinde bankaya ibrazında çekin karşılıksız çıktığı, bu nedenle çek arkasına şerh konulduğu, suça konu çekin üzerindeki keşide yerinin “ADP” olarak yazılması nedeniyle sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanıkların suçlamaları kabul etmemesi, katılanla aralarındaki ticari ilişki gereğince daha önceki çeklerin karşılığını eksiksiz olarak ödediklerinin katılanın beyanlarından anlaşılması, çekikeşide ettikten sonra maruz kaldıkları ekonomik sorunlar nedeniyle ödemediklerine yönelik savunmalarının aksine bir delilin bulunmaması hususları gözetilerek, sanıkların bilerek ve isteyerek kamu davasına konu olan çeki yasal unsurları eksik olacak şekilde katılana verdiklerinin hiçbir kuşku ve tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanamaması nedeniyle, haklarında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.