Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/123 E. 2013/13402 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/123
KARAR NO : 2013/13402
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
Sanığın bir sigorta şirketinin acenteliğini yapan şirketin yetkilisi olduğu ve acente olarak tahsil ettiği paraları sigorta şirketine ödemediği, bu nedenle 26.04.2007 tarihinde noter aracılığıyla gönderilen fesihname ve ihbarname ile acentelik sözleşmesinin feshedildiği ve prim borcu miktarı belirtilip talep edildiği halde, sanığın tahsil ettiği primleri müşteki sigorta şirketine ödemediği bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği belirtilerek açılan davada;
Fesihnamede acentelik sözleşmesinin, sözleşmedeki “mukavele müddeti ve feshi ”maddesi gereğince feshedildiği belirtilmiş olup somut olarak feshin, acente tarafından tahsil edilen sigorta primlerinin sigorta şirketine ödenmemesinden kaynaklandığı belirtilmemiş olması, ödenmediği belirtilen prim alacağının hangi tarihlerde tahsil edilip ödenmediğin belirli olmaması karşısında;
Maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından katılan … şirketinden sözleşmeyi fesih sebebi ve acente tarafından ödenmeyen prim borçlarının hangi tarihlere ilişkin olduğu sorularak bu hususla ilgili bütün belgeler istenilip, sanığın uhdesinde pirim tahsilatı olup olmadığına dair bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bütün deliller birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.