Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/25802 E. 2013/18261 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25802
KARAR NO : 2013/18261
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Önceki hükmün onanması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre, hükümlü hakkında katılan bankadan kredi aldığı sırada, teminat olarak başkaları adına sahte senet düzenleyerek teminat olarak vermek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin kabulü ile 765 sayılı TCK’nın 504/1 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 8.629 TL ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından onanması üzerine, infaz aşamasında verilen aynı mahkemenin 04/03/2008 tarihli ve lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesi ile 2 yıl 5 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine ilişkin uyarlama hükmünün ise Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 02/04/2012 gün, 2011/23718 esas, 2012/33484 sayılı kararıyla onanmasından sonra, hükümlü müdafinin 13/12/2012 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini istediği, bunun üzerine talep kabul edilerek yapılan yargılama sonunda mahkemece ileri sürülen iddiaların yeni bir delil olarak nitelenemeyeceğinden önceki hükmün onanmasına karar verilmiş ise de,
Hükümlü müdafinin 13/12/2012 tarihli dilekçe içeriği ve devamındaki beyanlarında, suça konu ve sahte olduğu ileri sürülen senetler dışında kredi teminatı olarak gayri menkul ipoteği verildiğini, esasen ipoteğin paraya çevrilerek banka alacağının karşılandığını, senetlerin kredi teminatı değil tahsil için o tarihte sanığın sahibi olduğu şirketin müdürü olan Can Olguner tarafından bankaya verildiğini, ileri sürmüş, kredi dosyası, celp edilip kredi sözleşmesi hükümlerinin bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiği, nitekim katılan bankanın şikayetçi olmamasının alacağı tahsil ettiğini göstereceğini ileri sürmüş olmakla,
Bu iddialardan, Can Olguner’in tanıklığı ve kredi alacağının ipoteğin paraya çevrilerek tahsil edildiğine dair iddiaların hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan delil olduğu kabul edilerek ve katılan vekilinin 08/02/1999 tarihli şikayet dilekçesinde yer alan “tahsilinde firmanın riskine mahsup edilmek üzere” ibaresinin de üzerinde durularak, kredinin hangi teminat karşılığı alındığı, teminat olduğu ileri sürülen ipoteğin kredi borcunu karşılayıp karşılamadığı, suça konu senetlerin tahsil amaçlı mı yoksa önceden doğmuş borca karşılık mı bankaya verilip verilmediği hususlarının araştırılarak tespit edilmesinden sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.