YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4110
KARAR NO : 2012/35585
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet – Temyiz talebinin süreden reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yüzüne tefhim olunan mahkumiyet hükmünü, temyiz ettiğine dair 21.10.2010 tarihli dilekçesine rastlanılmamış ise de; Sulakyurt Cumhuriyet Başsavcılığı’nca dilekçenin ilgisi nedeniyle 31.10.2010 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiğinin bildirilmiş olması ile gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine dair belgeye de rastlanılmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilip, temyiz talebinin reddine ilişkin 20.10.2011 tarihli ek karar kaldırılarak 20.10.2010 günlü asıl ilamın incelemesinde;
Sanığın, müşteki …’dan değişik zamanlarda değişik bahanelerle para alması şeklindeki eylemlerinin TCK.nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde uygulanmaması ilesanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nın 58. maddesinin tatbik edilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanık hakkında müştekiler …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’e karşı olan eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucuna göre oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına ve açıklanan gerekçeye göre sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanığın her bir müştekiye yönelik eylemi nedeniyle hükmedilen hapis cezalarının “suçun işleniş şekli” nazara alınarak takdiren asgari hadden tayin olunmasına rağmen, aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezalarının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 120 gün olarak belirlenmesi suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, …’e yönelik eylemi dolayısıyla dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde yer alan hapis cezası yanında tayin olunan adli gün birim cezasının “5” gün olarak belirlenmesi suretiyle teşebbüs nedeniyle 3/4 oranında indirim yapılması sonucunda “1” gün olarak bulunan gün para cezasının günlüğü 20,00 TL’den çevrilmek üzere “20” TL.ye indirilmesi ile diğer yakınanlara yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan hükmedilen gün birim cezasının “5” güne, adli para cezasının da “100.00” TL.ye indirilmesi, 5237 Sayılı TCK.nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranındaki indirim sonucunda 4 gün olarak belirlenen para cezasının günlüğü 20,00 TL’den çevrilmek üzere “80” TL.ye düşürülmesi suretiyle; hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında müştekiler …, …, …, …, …, …, …’na yönelik olan eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
a) Sanığın aynı yer ve zamanda müştekiler … ve …’e karşı dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında bir kez hüküm kurularak tayin olunan cezasının 5237 Sayılı TCK’nun 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerekirken, yazılı şekilde her bir müştekiye yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
b) 5237 sayılı TCK.nun 158.maddesinin 2.fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği, somut olayda ise; sanığın, belli bir kamu görevlisi yanında hatırı sayıldığından ve ilişkisi olduğundan bahsetmeksizin, müşteki …’a, Tarım İl Müdürlüğü’nde çalıştığını söyleyerek, şoför olan müştekiye SRC belgesi alması konusunda 40 TL. karşılığında yardımcı olacağını beyan etmesi, müşteki …’e, Ankara valiliğinde şoför olarak çalıştığını söyleyip, ehliyet ve iş karşılığında ondan 2000 TL. alması, müştekiler …, … ve …’na ise, Tarım bakanlığında önemli isimleri tanıdığını söyleyerek iş bulma karşılığında onlardan değişik tarihlerde menfaat temin etmesi şeklindeki eylemlerinin 5237 Sayılı TCK.nın 157. maddesinde yer alan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, bu müştekilere yönelik eylemleri nedeniyle yazılı şekilde unsurları oluşmadığı halde, aynı kanunun 158/2 maddesi gereğince hüküm tesis edilmesi,
c) Sanığın, her bir müştekiye yönelik eylemi nedeniyle hükmedilen hapis cezalarının “suçun işleniş şekli” nazara alınarak takdiren asgari hadden tayin olunmasına rağmen, aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezalarının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 120 gün olarak belirlenmesi suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.