YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18737
KARAR NO : 2013/2784
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın Halk bankasına giderek kimlik kartını ibraz edip hesabından para çekmek istediğini söylediği, tanık olarak dinlenen banka görevlisi…’in, kimlik bilgisine göre bilgisayar kayıtlarında yedi tane … adına hesap olduğunu gördüğü ve ilk sıradaki hesaba girdiğinde Konya şubesindeki hesabında 500 YTL olduğunu belirtmesi üzerine sanığın parayı almak istediğini söylediği ve önce Malatya şubesinde hesap açılıp getirtilen paradan sanığa ödeme yapıldığı, yargılama sırasında sanığın adı geçen bankada hesabı bulunmadığı bildirilmiş ise de, temyiz dilekçesi
ekinde bu bankaya ait Elazığ şubesindeki banka hesap cüzdanı fotokopisi ibraz ettiğinden, ibraz ettiği hesabın mevcut olup olmadığı araştırılarak ve esasen dolandırıcılık suçunun hile unsurunun ne şekilde gerçekleştiği ile sanığın eyleminin hata sonucu kendisine verilen parayı almak şeklinde gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp değerlendirilerek hukuki durumun tayini yerine yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.