YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20634
KARAR NO : 2011/3879
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2008 gün ve 2008/1005 Esas, 2008/1264 Karar sayılı hükme yönelik sanık müdafiin vaki temyiz isteminin reddine ilişkin aynı mahkemece verilen 25.08.2009 gün ve 2008/1005 Esas, 2008/1264 sayılı Ek Kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığın yokluğunda verilen Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2008 tarihli kararının sanık müdafii tarafından süresinden sonra 25.08.2009 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 14.11.2008 günlü kararda ise kanun yoluna başvuru süresinin ne zaman başlayacağı açıkça gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, bu nedenle Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.08.2009 gün ve 2008/1005 Esas, 2008/1264 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin Ek Kararın kaldırılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında infaza başlanmış ve sanık cezaevine alınmış ise infazın durdurulmasına, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.