YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12647
KARAR NO : 2012/35559
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de, bu husus mahallinde tamamlanması olanaklı eksiklik olarak görülmüştür.
Sanığın babası olan…ın nüfus kaydında 01.09.2005 olarak görülen ölüm tarihinin aksine Muş merkez Yaygın beldesi merkez mahalle muhtarı … ‘ın beyanı esas alınarak tanzim edilen 31.10.2005 tarihli jandarma tutanağına göre, …ın tutanak tarihinden 3-4 yıl kadar önce öldüğünün belirtilmesi ve sanığın yaşlılık aylığı çekmek için babasının sağ olduğuna dair muhtardan aldığı 02.09.2005 tarihli belgeyi düzenleyen muhtar Hasan Sönmez hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan evrakın tefrik edilerek ayrı bir soruşturma yürütüldüğünün anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; jandarma tutanağında beyanı esas alınan … Pekar’ın tanık olarak dinlenerek sanığın babası …ın ölüm tarihi tespit edildikten ve muhtar …hakkında yürütülen soruşturma evrakının, dava açılmış ise de dava dosyasının celp edilerek incelendikten sonra,toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçeli kararda dolandırıcılık suçunun işlendiğinin açıkça belirlenmesi karşısında tebliğnamede hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye sebebiyet verildiği şeklindeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hükümde yer alan “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.04.2012 günüde oybirliğiyle karar verildi.