YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15281
KARAR NO : 2012/40365
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;Sanığın, kendisini müştekinin tanıdığı olan ve bir süre yanında çalıştığı … gibi tanıtıp sesini taklit ederek müştekiyi telefonla araması ve ”benim elamanım İsmail maliyede,250 TL para yatırması gerekiyor,kendisine 250 TL ver,dönüşte ben veririm”diyerek bir süre sonra müştekinin yanına gelip parayı alması şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın çok üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine aykırı davranılması,
2-Adlî Para cezası hesaplanırken, Öncelikle 5237 sayılı Kanun’un 52/1. maddesi uyarınca tam gün sayısının belirlenmesi ve aynı Kanun’un 61/8. maddesi gereğince artırım ve indirimlerin belirlenen gün üzerinden yapılmasını müteakip, 52. maddenin 2. fıkrası uyarınca belirlenen miktar ile gün sayısının çarpılması suretiyle para cezasının tespit edilmesi gerekirken belirlenen tam gün sayısının artırım ve indirimler yapılmadan para cezasına çevrilip artırım ve indirimlerin bu miktar üzerinden yapılması,
3-Sanık …’un, TCK.nun 53.maddesinin (1) nolu fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi “alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar” kendi “üst soyu ve diğer kişiler” yönünden ise “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;hükmün 1. paragrafında yer alan “….1 yıl hapis ve 30 gün karşılığı ve TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca bir günlüğü sanığın ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak taktiren 20,00 TL’den çevrilerek 600,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ” keza 2. paragrafta yer alan “… 6 ay hapis ve 300,00 TL Adli para Cezasıyla Cezalandırılmasına ” ve 3. Paragrafta yer alan “5 ay hapis ve 250,00 TL Adli Para Cezasıyla Cezalandırılmasına ” ibareleri çıkartılıp yerlerine sırasıyla birinci paragrafa “1 yıl hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına” ikinci paragrafa” 6 ay hapis ve 2 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına” 3. paragrafa”5 ay hapis ve 1 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesine,üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere “hükümlüye tayin edilen adli para cezasının aynı Yasanın 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20 TL olarak takdir edilip 20,00 TL adli para ceza ile cezalandırılmasına” şeklinde değiştirilmesine,hüküm fıkrasından TCK’nun 53/c fıkrası ile ilgili kısmın çıkartılarak bu kısım yerine gelmek üzere”TCK.nun 53.maddesinin (1) nolu fıkrasının (c) bendi uyarınca, kendi “alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar” kendi “üst soyu ve diğer kişiler” yönünden ise “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına”cümlesinin eklenmesi, diğer hususların aynen bırakılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.