Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/11757 E. 2012/32674 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11757
KARAR NO : 2012/32674
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Mühür Bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli kararın başlık bölümünde, sanığın 08.03.2006 tarihinde gözaltında kaldığı 1 günlük sürenin 5271 sayılı CMK’nun 232/2-d maddesine aykırı olarak gösterilmemesi, suç yeri gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nun 232/2-c maddesine aykırı davranılması ve kısa kararda sanığın soyismi … yerine … yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün hatalar olarak görülmüştür.
TCK’nun 158/1-b maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunun gerçekleşebilmesi için sanığın, mağdurun “içinde bulunduğu tehlikeli veya zor şartlardan” yararlanmak suretiyle haksız bir yarar elde etmesi gerekmektedir. Somut olayda ise; … tarafından evinin elektriği kesilerek mühürlenen mağdura … görevlisi olduğunu söyleyip 100,00 TL’ye anlaşarak mührü bozmak suretiyle elektriği bağlayan ve ertesi gün para almak için geldiğinde yakalanan sanığın eyleminde, mağdurun “içinde bulunduğu durum” gerçek ve yakın anlamda “tehlikeli veya zor şartlar” kapsamında kabul edilebilecek nitelikte olmadığı sanığın eyleminin bir bütün halinde aynı yasanın 158/1-d maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçuna uyduğu gözetilmeden 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-b,d maddelerinden hüküm kurulması sonuca etkili görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
5237 Sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53.maddenin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.