YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11837
KARAR NO : 2012/33196
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen Beraat hükmünün katılan tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklara ait, şirketin vekili olan müştekinin, söz konusu şirketin ticari ilişkisi bulunan … şirketine gönderilmek üzere hazırlattığı ingilizce metinin 5.paragrafına Türkçe çevirisi “Aşağıda imzaları bulunan bizler bu yılın başından itibaren müvekkilimize borçluyuz ve bu meblağı en geç onbirinci ayın sonunda …%10 faiziyle birlikte kayıtsız şartsız ödeyeceğiz” cümlesinin eklenildiği ve müşteki …’ya eklenti yapıldığı farkettirilmeden ön sayfası imzalattıralarak belirtilen şirkete fakslandığı ve söz konusu belge ile ilgili sahtelik başvuruları ortaya çıktıktan sonra 11.10.2005 tarihinde zikredilen belgede taahhüt edilen dörtyüz milyarın ödenmesi ihtarında bulunulduğu anlaşılmakta ise de mezkur belgenin tercümesinden şirket yetkilisine hitaben yazılan ve yapılan şeker ticareti ile ilgili sorunlardan şirketin uğrayacağı zararlardan bahsedilerek sorunların giderilmesi için anlaşmaya davet eden bir yazı olduğu eklentinin tam zıt ifade ile 400 milyarlık zararın kendileri tarafından ödeneceğine yönelik olduğu bu ekin belirtilen yazının bir paragrafı olmayacağı açıkça anlaşılması nedeniyle iğfal kabiliyeti bulunmadığı aldatıcılık yeteneği bulunmayan üstelik taraflar arasında şikayetlere konu söz konusu belgeye dayanarak şikayetçiye gönderilen bahse konu miktarın ödenmesine dair ihtarname içeriğinde dolandırıcılığın hile unsuru gerçekleşmediğinden,
Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçu unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.