YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1056
KARAR NO : 2012/31660
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in bir şekilde eline geçirdiği çalıntı çekleri doldurup imzalamak suretiyle katılanlara unsurları tamamlanmış bir şekilde vererek karşılığında mal edinmesi, malları taşımak amacıyla şoförlerle konuştuğunda onları aldatma amaçlı olarak, çekin arkasında yazılı ciranta olan … İnşaata ait şirkette şantiye şefi olarak çalıştığını söylemesi, bunun dışında … inşaat cirolu çeklerin kullanıldığı ilk iki olayda, katılanlara kendisini … inşaat yetkilisi olan … veya … … gibi isimlerle tanıtması, daha sonra da verilen sahte çeklerle de Esas No : 2012/1056
Sözünü doğrulaması, sanığın talimatı üzerine taksiciler veya nakliyeciler aracılığıyla katılanlara götürülen ve iğfal kabiliyeti bulunan çeklerin mesai saati bitimine doğru katılanlara teslim edilmesi suretiyle bankalardan teyit imkanlarının, dolayısıyla denetim olanaklarının ellerinden alınması şeklindeki sanığın eylemlerinin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK.nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (i) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunan miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, TCK’nın 158/1-i maddesi gereğince sanığa verilecek adli para cezası 100 gün üzerinden belirlenip, günlüğü 20 TL.den paraya çevrildikten sonra, aynı maddenin son fıkrası gereğince haksız menfaatin iki katına yükseltilerek bunun temel cezaya esas alınması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından mahkemece yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.