YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8459
KARAR NO : 2013/18080
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelnmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müştekilerden …’ün çay ocağına geldiği müştekiye KPSS sınavından 89 puan alıp işe giremeyen kızını işe sokabileceğini …’da tanıdığı kişilerin olduğunu söyleyip telefonla diğer sanık …’yü aradığı, bir süre telefonla konuştuktan sonra “Senin işin olur abimle görüştüm” diyerek sanık …’yü tekrar aradığı telefonu müştekiye verdiği, sanık …’nün müştekiye “Ben Başbakanlıkta danışmanım, kızın KPSS‘ye girdiyse işi olur, para konusu önemli değil” dediği ve müştekinin sanıkların istediği belgeleri de yanına alarak …’ya geldiği, sanık … ile … Hastanesinin kafeteryasında görüştükleri sanığın müştekiye sağlık raporu alacağını söylediği bunun karşılığı olarak müştekiden 1000 TL aldığı buradan Başbakanlık ek binasının önüne geldikleri daha sonra müştekinin döndüğü, 15 gün sonra sanıklardan … ve …’nün Bor ilçesine gelerek müştekiden 1000 TL
daha aldıkları müştekinin ayrıca 09/11/2006 tarihinde 2000 TL, 13/11/2006 tarihinde 900 TL, 18/12/2006 tarihinde 1000 TL, 22/12/2006 tarihinde 1200 TL’yi, …’nün söylediği sanıklardan … …’ın … Bankasındaki hesabına havale yaptığı, yine müştekilerden … ‘ın da Bor ilçesinde çay ocağında oturduğu sırada yanına sanığın gelerek KPSS sınavına girmişse oğlunu işe aldırabileceğini söylediği ve bu işin karşılığında müşteki ile 8000 TL ‘ye anlaştığı kendisini danışman olarak tanıttığı ve müştekiyi …’ya oğlunun belgeleriyle birlikte çağırdığı, müştekiden sağlık raporu için 150 TL daha aldığı ve müştekinin ayrıca …’ye de 4000 TL elden verdiği daha sonra müştekinin Bor ilçesine döndüğü 16/11/2006 tarihinde ve 19/12/2006 tarihinde sanık … … hesabına 2250 TL yatırdığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçlarının işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Oluş ve dosya kapsamına göre sanığın diğer sanık … ile birlikte dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK nun 39/1. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelnmesinde;
Sanığın, hükümden sonra 20/12/2011 tarihinde öldüğünün 10.11.2013 tarihli uyaptan alınan nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.