YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23892
KARAR NO : 2013/6895
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, katılanın kullandığı telefonu arayarak kendisini İmparator Zirai Tarım Ürünleri Ticaret Şirketi’nin sahibi … olarak tanıtıp, katılandan 40-50 ton civarında kabak almak istediğini söylediği, ticari uygulamalar gereği sebze ve meyve toptancılığı işlerinde telefonla alım satım yapılmasının olağan olması ve katılanın da ticari faaliyetinde bu şekilde davranması nedeniyle, aralarındaki anlaşma doğrultusunda parasını teslimden sonra alacağını düşünerek, Bilecik’ten 22 ton civarında kabak temin edip, faturasını da tanzim ederek kabakları sanığa ulaştırması için …’un aracına yüklettiği, sanığın, kendisine gönderilen kabakları İstanbul’da sebze halinde değişik
şahıslara satmak suretiyle elden çıkardığı, aradan geçen süreye rağmen sanığın borcunu ödememesi ve telefonunun kapalı olması üzerine, katılanın yapmış olduğu araştırmada, kendisini arayanın … değil, 4 yıldan beri tanıdığı ve birçok kişiyi aldattığını bildiği sanık … olduğunu öğrendiği, bu hususun dosya kapsamı ile telefon kayıtlarından da sabit olduğu anlaşıldığından, meyve ve sebze toptancısı … olmadığı halde kendisini katılana bu şekilde tanıtmak suretiyle, katılanın zararına menfaat temin eden sanığın eyleminin, basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.