YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18583
KARAR NO : 2013/2725
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs, Resmi Belgede Sahtecilik, Hakaret, Basit Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Hakaret ve tehdit suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Katılan …’un oğlunun Organize Sanayi’de faaliyet gösteren … isimli firmanın sahibi olduğu, zaman zaman katılanın da buraya gelip oturduğu, Aralık ayının ilk günlerinde yine fabrikada olduğu gün şirketin muhasebecisi olan tanık …’un şirketin YTL’ye uyumlu çek yapraklarının henüz bankadan gelmediğini, şirket reklamlarının bedeli olarak radyo sahibi …’a ödeme yapacağını, katılanın şahsi çekinden 650 YTL bedelli çek kesmek istediğini söylediği, katılanın da kabul ettiği, tanık …’ın çekin üzerini yazarak katılan …’a imzalattığı, çekin rakam kısmında 650.00 YTL yazdığı, yazı kısmında ise “Altıyüzellibin YTL” yazdığı, bu çekin Altıyüzelli YTL bedel kabul edilerek tanık …’a verildiği, tanık …’ın da işyerinin bulunduğu, açıl iş merkezinin yöneticisi Av….’ya yakıt borcuna karşılık Altıyüzelli YTL bedelle bu çeki verdiği, Av….’nın da Açıl iş merkezinin yakıt borcuna karşılık olmak üzere tanık …’a 650.00 YTL bedelle verdiği, …’un da sanık …’a 6.000.00 YTL’ lik borcundan dolayı 5.350.00 YTL nakit para 650.00 YTL karşılığında da bahse konu çeki verdiği, en son çeki alan sanık …’un da bahse konu çekin matbu olan “Türk lirası ödeyiniz” yazısının yanına el yazısı ile “YENİ” yazarak ya da başkasına yazdırarak çekin kendisine 650 bin YTL bedelle verildiğini iddia ederek bankaya ibraz edip çekin arkasına karşılıksızdır yazdırıp tahsil için icra dairesine verdiğinin iddia edildiği olayda,
2-Resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Alınan ilk ekspertiz raporunda, söz konusu çekteki YENİ kelimesinin … isimli kişinin eli ürünü olduğunun belirtildiği, … isimli kişinin de, bu kelimeyi kendisinin yazıp yazmadığını hatırlamadığını söylediği, alınan Adli Tıp Kurumu raporu, söz konusu kelimenin 3. bir kişi tarafından farklı bir kalemle yazıldığını tespit etmekle beraber, kelimedeki harf sayısının eksik olması nedeniyle …’a veya sanığa ait olup olmadığını tespit edemeyeceğini belirttiği, mahkeme kararında ise, bu kelimenin 3. bir kişi tarafından farklı bir kalemle atıldığını, daha önceki ciro silsilesinde çekin 650 YTL olarak tedavül gördüğünün sabit olduğunu, hatta bu şekilde dolaşımda olduğuna dair dosya içerisinde çekin fotokopisinin de bulunduğunu, gerçekte ticari kapasitesi yüksek olmadığı anlaşılan sanığın sahte çeki kullanarak üzerine yüklenen suçu işlediğini belirttiği, bu nedenle alınan Adli Tıp kurumu raporu ile mahkeme gerekçesi arasında esasta bir çelişki bulunmadığı, sanığın da aşamalarda değişmeyen ifadelerinde, bu çekin 650.000 YTL olduğunda ısrar ettiği ve aralarındaki hukuki ilişkiye istinaden düzenlendiğini belirttiği dikkate alınarak, bir şekilde sahte olarak hazırlanan çeki kendisi bizzat düzenlemese bile TCK’nın 204. maddesi kapsamında kullandığı ve menfaat temin etmeye çalıştığının kesin olarak anlaşılması karşısında sanık tarafından suçun işlendiği sabit olmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ve bu nedenle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sanık müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının TCK’nın 158/1-f, son maddesi gereğince elde edilmek istenen haksız menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK ‘un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan gün adli para cezasına ilişkin kısımların tamamen çıkartılarak yerine ”sanığın, toplam 1.298.700 TL olan haksız menfaat miktarı karşılığı 64935 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 35.maddesi gereğince cezasında ½ oranında indirim yapılarak sanığın 32467 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilerek neticeten sanığın 649.340.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.2.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.