Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67205 E. 2013/10835 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67205
KARAR NO : 2013/10835
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin son para çekiminin yapıldığı “03/10/2005” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki tanımlama ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın şehit maaşı alan annesinin ölümünün ardından annesinin hayatta olduğuna ilişkin yoklama belgesi ibraz ederek, annesinin sağlığında kendisine verdiği maaşını çekme yetkisini havi vekaletname ile bankadan maaşını üç ayda bir çekmeye devam etmesi şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK.nun 61/8 maddesi uyarınca adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerekliliğine uyulmayarak sanık hakkında doğrudan haksız menfaatin iki katı tutarı olan 21.756,00 TL adli para cezasına hükmedilmiş ise de, temel cezanın gün üzerinden tayini halinde, 1087 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenip anılan yasanın 43 ve 62.maddesi gereğince yapılacak artırım ve indirimden sonra 1131 gün karşılığı 22.620,00 TL adli para cezası tayin edilecek olması nedeniyle, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.