Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18582 E. 2013/2727 K. 14.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18582
KARAR NO : 2013/2727
KARAR TARİHİ : 14.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından, sanığın hüküm tarihinden sonra 16.12.2007 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK.nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün, 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK.nun 64. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar … ve …’in 19.07.2006 tarihinde … Şubesine …, … ve … adlarına düzenlenen sahte kimlik ve sahte belgelerle müracaat ederek, borçlu ve kefil şeklinde imzalar atıp … adına 10.000 TL tüketici kredisi kullandıkları, daha sonra şüphe üzerine yakalandıkları olayda, mahkemenin sanık …’nun atılı nitelikli dolandırıcılık suçu işlediğine dair ve mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan beraat kararında ve diğer sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.