YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22126
KARAR NO : 2013/5969
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumunu vasıta kullanmak suretiyle dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; eşi … adına kayıtlı bulunan aracın müşteki … tarafından satışa çıkarıldığı, hakkındaki evrak ayrılarak Antalya C.Başsavcılığının farklı bir soruşturma numarasıyla soruşturması yapılmakta olan … ‘ın araca alıcı çıktığı ve aracı yeğeni sanık … adına alacağını söyleyerek müşteki … ile pazarlık yaparak anlaştıkları ve parayı bankadan çekip vereceğini söylemesi üzerine müşteki … ile birlikte sanığın ve …’ın Antalya 5.Noterliğine
gittikleri, orada müşteki … nın eşi …’dan aldığı vekaletnameye istinaden 03.08.2005 gün ve 15857 yevmiye sayılı satış sözleşmesi ile aracı …’a sattığı, …’ın sanığa otoyu al dövizi bozdurduktan sonra … şubesine getir şeklinde beyanda bulunması üzerine sanığın oto ile birlikte ayrıldığı, müşteki … ile …’ın saat 12:25’de Antalya … şubesine geldikleri 2. kata çıkarak saat 12:43’e kadar oturdukları sırada …’ın rahatsızlandığını hemen geleceğini beyan ederek müştekinin yanından ayrıldığı ve bankadan çıkarak uzaklaştığı şeklinde gelişen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Noterlik bir kamu hizmeti olup 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d maddesinde belirtilen “kamu kurumu” niteliğinde sayılamayacağından, sanığın basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, ,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.