YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18670
KARAR NO : 2013/2733
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Düşme, Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın 31.10.2006 tarihinde ölmüş olması nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip iddianame tanzim edilmediği gözetilmeden sanığın adı karar başlığında gösterilerek hakkında hüküm kurulması hukuken yok hükmünde olduğundan katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Müteahhit olup arsa sahipleri ile yapmış olduğu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre kendisine kalan ancak daha sonra arsa sahibi tarafından başkasına satılan bağımsız bölümü, maliki olmadığı halde kendisine vekaleten babası aracılığı ile 52.000 TL karşılığında müştekiye satarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen sanık hakkında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olup suçun unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.