Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67402 E. 2013/10862 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67402
KARAR NO : 2013/10862
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’yü uzun zamandır tanıyan ve katılanın oğlunun mağdur olduğu ceza davası olduğunu bilen sanık …’ın, zor zamanında katılanın yanında bulunması nedeniyle duyduğu güveni de kullanarak, kendisine; oğlunun davası nedeniyle 8000 TL tazminat kazandığını, davayı takip eden avukat olduğunu belirttiği diğer ölen sanık …’ın dosya parası istediğini söylediği, katılan …’nün de sanık …’ın bu beyanı üzerine …’a teslim etmesi için 450 TL parayı elden …’a verdiği daha sonra kendisini avukat olarak tanıtan ölen sanık …’ın, tazminat
kazandıklarını söyleyerek avukatlık ücreti ve dosya parası istediği, katılan …’in …’la buluştuğu, birlikte Espiye ilçesine geldikleri ve kendisine 160 TL elden para verdiği, sonraki günlerde de …’ın katılanı arayarak aynı gerekçelerle para istediği, katılanın da 05.11.2007 tarihinde 460 TL, 07.11.2007 tarihinde 120 TL, aynı gün 07.11.2007 tarihinde 160TL, 08.11.2007 tarihinde 80 TL’yi Espiye PTT aracılığıyla … hesabına havale ettiği, …’ın Espiye İlçesine gelmemesi üzerine şüphelenen katılanın Giresun Ağır Ceza Mahkemesi’nden yaptığı araştırmada … isimli bir avukatın olmadığını öğrendiği ve dolandırıldığını anladığı, sanık …’ın bu şekilde hileli hareketlerle diğer ölen sanık …’ın hileli eylemini tamamlar ve destekler şekilde katılana karşı zincirleme şekilde dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmadığı halde hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Kanun’un 322. maddesine göre hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısmının tamamen çıkartılarak diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.