YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16110
KARAR NO : 2013/19850
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, … Sitesi Konut Yapı Kooperatifi tarafından sitenin etrafına çekilen tel örgüleri, evine geçişi engellediği ve evinin duvarına monte edilmesi nedeniyle farklı zamanlarda birden fazla defa keserek mala zarar verme suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; mahkemece sanığın tel örgüleri kestiğinin kabulüne rağmen, zarar vermek amacıyla değil de haksız yere işgal edilen yolun tekrar kullanıma açık olmasını sağlamak amacıyla kestiği ve zarar verme kastı olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; Yargıtay CGK’nun 19/02/2013 tarih ve 2012/9-1473 E, 2013/62 K sayılı ilamında belirtildiği gibi, mala zarar verme suçu genel kastla işlenebilen bir suç olup, suçun oluşması için failin belirli bir amaç ya da saikle (özel kast) hareket etmesine gerek bulunmadığı, sanığın evine geçişini engelleyen ve umuma açık yolu işgal eden tel örgüleri hukuki yollara başvurup kaldırtmak yerine, kesmesinden ibaret eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğu ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 11/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.