YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18588
KARAR NO : 2013/2689
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanı telefon ile arayan ve kendilerini polis olarak tanıtan şahısların, hile ile kredi kartı numaralarını aldıkları ve sanık adına kayıtlı telefona katılanın kredi kartlarından kontör yüklendiğinin tespit ve iddia olunmasına göre; sanığın, bu telefonun kendisine ait olmadığına, evine hırsız girdiğinden kimlik bilgilerine ulaşanların kimliğini kullanarak almış olabileceklerine, başka illerde kendi adına beş ayrı telefon hattının alınmış olduğunu tespit ettiği yönündeki savunması karşısında; abonelik sözleşmesindeki yazılar ve imzanın sanığın el ürünü olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu alınması, sanığın hırsızlık olayına ilişkin polise müracaatı ile adına başka illerde de telefon hatlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, ilgili evrakın getirtilmesi ve tüm deliller değerlendirilerek hukuki durumun tayini gerekirken, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde beraat hükmü tesis edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.