YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18673
KARAR NO : 2013/19935
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın kendi bahçesinde izinsiz bir şekilde define aradığı sırada sınır komşusu olan katılana ait bir adet erik ağacının altını kazıp testere ile ikiye böldüğü, iki adet fındık ağacının ise dallarını kestiği, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre ağaçların 343 ada 4 nolu parselde bulundukları, ekli tapu kaydına göre de söz konusu parselin sanığın babasına ve onun kardeşlerine ait olduğunun anlaşıldığı somut olayda;
1- Soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı olmayan suç bakımından kesilen ağaçların sahip ya da sahiplerinin araştırılarak olaya ilişkin beyanları alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, katılanın şikayet hakkının bulunmadığı şeklindeki eksik ve hatalı gerekçe ile hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/2 maddesi gereğince izinsiz define arama suçundan kamu davası açılmasına rağmen kısa kararda hangi suç için verildiği anlaşılamayacak şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine karar verildiği, gerekçeli kararda ise kısa kararda mala zarar verme suçu açısından sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu, izinsiz define arama suçun bakımından ise sehven hüküm kurulmadığı belirtildikten sonra bu suç açısından da mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verildiği, ardından ise kısa kararda verilen beraat kararının her iki hükmü kapsadığı belirtilerek hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.