Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6470 E. 2013/11697 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6470
KARAR NO : 2013/11697
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İbadethanelere ve Mezarlıklara Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocukların, Kandıra İlçesi Şefik Camii’nden 4 adet bakır alemi kubbelere de zarar vererek çaldıkları, daha sonra da alemleri stadyumun yanındaki boş arazide ne oldukları anlaşılmadan satılabilir hale getirmek maksadıyla ezdikleri iddiasıyla hırsızlık ve mala zarar verme suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı somut olayda;
Suça sürüklenen çocukların suç tarihinde 15 yaşını doldurmamış olduğu dikkate alınarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35.maddesi gereğince işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığı hususunda sadece hırsızlık suçundan rapor alınmasına rağmen, mala zarar verme suçundan rapor düzenlenmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Kabule göre,
1-Hırsızlık konusu malın aynına zarar verilmesi halinde eylem, bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağından, suça konu yerde keşif yapılarak, malın aynına zarar vermeden alemin çalınmasının mümkün olup olmadığı, ayrıca bir zarara neden olunup olunmadığı araştırılıp, zarar miktarı tespit edilerek, malın aynına
zarar verilmeden hırsızlık suçunun işlenemeyeceği ve ayrıca bir zarar verilmediğinin de tespiti halinde, suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan yürütülen davanın bu dosya ile birleştirilerek ya da bahse konu dava kesin hükümle sonuçlanmışsa karardan onaylı bir suret dosya arasına alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4 maddesindeki düzenleme karşısında; suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesinde yer alan seçenek yaptırımın yerine getirilmemesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 50/6 maddesi gereğince hükmedilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.