YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15510
KARAR NO : 2013/14577
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, bir kısım hissesini satın aldığı taşınmazda bulunan ve katılana ait olduğu belirtilen 35 adet kavak ağacını kestiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın savunmalarında, söz konusu arsayı 2001 yılında …’in varisleri olan … ve …’den satın aldığını, buna ilişkin zilyetlik satış ve devir senedi düzenlediklerini, satın aldığında mirasçılar arasında fiili taksim gerçekleştiği için, kendisine düşen kısmın sınırlarını beton duvar ile çevirdiğini, o tarihten beri de kendisine ait kısmı ekip diktiğini, arazideki kavak ağaçlarını da kendisinin yetiştirdiğini, kavak ağaçlarını belli bir büyüklüğü ulaşmasından ve polen savurmaları nedeni ile hem yangına karşı hem de kopma sonucu oluşabilecek zararlara karşı kestiğini beyan etmesi, tanık olarak dinlenen …’in, kendisine ve kardeşi …’a babalarından miras kalan hisseyi sanığa sattıklarını doğrulayan anlatımları, katılanın, kendisine ait olduğunu iddia ettiği suça konu arazi ile ilgili … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde taşınmazın tapusunun iptali ile kendisi adına tescili için dava açtığını belirtmesi karşısında; Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazların harici veya fiili taksimi ile paylarının mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamayacağı, ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşmayla belirlenmiş ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre de paydaşlar bu durumu benimsemişlerse, kayıtta paylı, eylemli olarak bağımsız bu oluşumun resmi taksim yapılana veya ortaklığın giderilmesine kadar “ahde vefa” (sözde sadakat) kuralı doğrultusunda korunması gerektiği de gözetilerek, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle taraflar arasındaki hukuk davasının akıbetinin araştırılarak, dava dosyasının getirtilip incelenmesi, ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi-belgelerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınması, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise onaylı bir örneğinin dosya içerisine konulması, ağaçların kesildiği yerle ilgili tapu kaydının getirtilerek kimler adına olduğunun ve katılan ile sanığın söz konusu yerde hak sahibi olup olmadıklarının tespit edilmesi, taşınmazın elbirliği mülkiyetine konu olması halinde, fiili taksim yapılıp yapılmadığının ve dava konusu yer üzerindeki fiili kullanım hakkının belirlenmesi bakımından, ulaşılabilen diğer mülkiyet ortaklarının ve yerel bilirkişilerin de mahallinde yapılacak keşifte dinlenilmesi suretiyle, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.