Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/18662 E. 2013/19938 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18662
KARAR NO : 2013/19938
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanık ile katılanların … Tatil Sitesi’nde yazlık evlerinin bulunduğu, site yönetiminin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere ortak kullanım alanı olup mülkiyeti siteye ait boş alanın katılanlar tarafından çimlendirildiği, sanığın ise otopark yapmak üzere söz konusu alanın 29,19 metre karelik kısmındaki çim örtüyü kaldırttığı ve tartışma esnasında katılanları tehdit ettiğinin iddia edildiği somut olayda;
İlk tehdit eyleminin 2009 yılı Ağustos ayında gerçekleştiği, sanığın “ikinizi de taciz edeceğim, sizi burada yaşatmayacağım, bu evi sattıracağım” dediği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen eyleminde sair kötülük tehdidinde bulunduğu, bu nedenle TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunun oluştuğu, bu suçun soruşturmasının ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu, aynı kanunun 73/1-2 maddesi gereğince fail ve filin öğrenilmesinden itibaren altı aylık şikayet süresinin geçtiğinin kabulü ile verilen düşme kararında;
Sanığın 29.03.2010 tarihindeki tehdit eylemi bakımından birbiri ile çelişen tanık anlatımları karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesi ile verilen beraat kararında;
Site yönetiminin cevabi yazısına göre aynı ortak alanın bir kısmına otopark yapması için sanığa, bir kısmını yeşillendirmesi amacıyla da katılanlara izin verilmesine rağmen katılanların söz konusu alanın tamamına çim ektikleri, buna karşın sanığın çimlerin hepsini değil, sadece bir kısmını kaldırması karşısında sanığın mala zarar verme kastıyla hareket etmediği gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.