YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11421
KARAR NO : 2012/7760
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 155/2.maddesi gereğince hüküm kurulurken hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sadece hapis cezasına hükmedilmesi aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Söz konusu suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da, hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hali gerçekleşecektir.
Somut olayda; Katılanın sigorta işlemlerini yapıp emekli olmasına yardımcı olması için sanıkla anlaşıp adına vekaletname çıkartması ve aralarındaki sözlü anlaşma gereğince işlemlerde kullanılmak üzere 16000 YTL’yi vermesi,işlemler tamamlandığında müştekinin sanığa yaptığı iş takibi karşılığında 3000 YTL verilmesi hususunda anlaşmalarına rağmen sanığın işlemleri yapmayıp katılandan aldığı parayı da iade etmemesi şeklinde gerçekleşen olayda hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.