Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16210 E. 2013/18363 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16210
KARAR NO : 2013/18363
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın, trafik tescilde …’ın üzerine kayıtlı olan fakat haricen satın aldığı… plakalı 2001 model Volkswagen marka otosunu satmak için gazeteye ilan vermesi üzerine sanık …’ın, katılanı arayıp otoya talip olduğunu belirterek işyerine çağırdığı, işyerinde bulunan diğer sanık …’nın aracın motoruna bakarak kontrol ettiği, aracı beğendiklerini belirttiklerinden aralarında yapmış oldukları pazarlık sonucunda 17.300,00 TL’ye anlaşmaları üzerine 18.09.2007 tarihinde satım sözleşmesi yaptıkları, sonrasında sanık …’ın katılana 1.000,00 TL kapora verdiği, aynı gün katılana 3-4 gün içerisinde parayı ödeyeceklerini söyleyerek katılanı ikna etmeleri üzerine parayı vermeden vekâletnameyi aldıkları,
19.09.2007 tarihinde ise, sanık …’ın katılana 16.300 TL tutarında bono verdiği, Altındağ 1. Noterliği’nin 20.09.2007 tarih ve 13361 no’lu vekâletnamesiyle aracın … tarafından …’a 17.000,00 TL’ye satılıp devredildiği ve … adına tescil işleminin yapıldığı, katılanın daha sonraki tarihlerde parasını istemesine vermedikleri gibi işyerini kapatıp kaçtıkları, bu şekilde sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, aracı satın almanın dışında, diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … haklarında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’ın savunmalarında 15 gündür Mamak adresinde araç alım satım işiyle uğraştığını, … gazetesinde katılan tarafından verilen araç ilanını gördüğünden, daha öncesinden tanımadığı katılanı arayarak otoyu işyerine getirmesini söylediğini, katılanın da, aracını aynı gün işyerine getirdiğini, otoya baktığında beğendiğini, bu nedenle katılan ile pazarlık yaptığını ve 17.300,00 TL’ye anlaşarak otoyu satın aldığını, 1000 TL’sini peşin vererek otoyu teslim aldığını, ertesi gün katılanın kendisine vekaletname getirmesi üzerine aracın vergi borcunu ödeyip muayenesini yaptırarak 2.156,00 TL masraf yaptığını, katılanın da işyerine gelerek parasını istediğinde aracın muayenesini yaptırdığını, parasının olmadığını söyleyerek ondan 3-4 gün müsaade istediğini, daha sonraki tarihlerde ise katılanın senedi bir başkasına ciro ettiğini öğrendiğinden ödemediğini belirtmiş ise de; en başından itibaren ödeme gücünün bulunmadığını bilmesine rağmen vekaletnameyi alabilmek amacıyla peşin ödemede bulunacağını söyleyerek yalnızca 1000,00 TL kaparo vermesi, aracı 17.300,00 TL’ye alıp üzerine 2.156,00 TL daha masraf yaptığı halde, aldıktan sadece iki gün sonra 17.500,00 TL karşılığında …’a satması ve
…’ın beyanlarına göre, parayı peşin almasına rağmen katılana ödememekte direnmesi, katılanın herhangi bir husumetinin bulunmadığı …’nın diğer sanıkla birlikte hareket ederek vekaletnameyi vermesi yönünde ısrarcı tavır takınıp parayı vereceklerini söyleyerek kendisini kandırdıklarını belirtmesi, katılanın yanında olan tanık …’ın da katılanın bu beyanını doğrulaması, ayrıca sanık …’ın bankaya gideceğini söyleyip işyerinden ayrılarak dönmemesi üzerine katılanı oyalamak amacıyla ona, Savaş’a ait bir senet vermesi, daha sonra işyerini kapatarak kaçmaları hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri sübut bulduğu gözetilmeden, mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.