YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/403
KARAR NO : 2013/13367
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, müşteki …’e ait … Otel’de şoför olarak çalıştığı, kendisine bankaya yatırılmak üzere verilen 6.335 TL ve 9.000 USD paranın 3.600 TL’sini bankaya yatırdığı kalan 9.000 USD ve 2.735 TL’yi mal edinerek kendisine araba satın aldığı şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda;
1)Yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden farklı kurumlar olan paraya çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili aynı gerekçeye dayanılması,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.12.2008 tarih ve 2008/146-235 sayılı kararında da açıklandığı üzere mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda TCK’nın 55. maddesinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.