YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25681
KARAR NO : 2013/9171
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar hakkında açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’ un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre,temyizi mümkün olmadığından sanıkların bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların katılan aleyhine Adana 4. İş Mahkemesinde kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesaiye ilişkin açtıkları davada ibraz ettikleri taahhütnamenin katılan tarafından başka bir iş için verilmiş imzalı boş kağıdın doldurulması suretiyle hazırlandığının iddia edildiği somut olayda Yargıtay içtihatı Birleştirme büyük Genel Kurulunun 23.04.1989 gün ve 1988/1 Esas ve 1988/2 K sayılı içtihatı ile Dairemizin süreklilik gösteren kararlarında açıklandığı üzere katılan tarafından imzalanan sanıklara verilen taahhütnamenin aralarında anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatı zorunlu olup bu konuda tanık anlatımlarına dayanılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden unsurları oluşmayan suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.