Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/746 E. 2011/3685 K. 18.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/746
KARAR NO : 2011/3685
KARAR TARİHİ : 18.11.2011

Irz ve namusa tasaddide bulunma ve kaçırma suçlarından sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.11.2005 gün ve 2005/368 Esas, 2005/395 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan ırz ve namusa tasaddide bulunma suçu için öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle, 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın mahkûmiyetine karar verilen 07.11.2005 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından; hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın suç tarihindeki yaşı ve hükmolunan ceza miktarı nazara alındığında 15.07.2005 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin, 5560 sayılı Kanunun 40. maddesi ile değişmeden önceki şekline göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün olması karşısında; mahkemece sanık lehine olan bu maddenin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.