YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65871
KARAR NO : 2013/9230
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin kömür ticareti ile uğraştığı, sanık ile 40 ton kömür karşılığı 8.000,00 TL’ye anlaştıkları, bu anlaşma çerçevesinde 20.700 kg ilk parti kömürün şikayetçi … tarafından sanığa teslim edildiği, şikayetçinin 11.500,00 TL.lik Garanti Bankasına ait çeki sanıktan teminat olarak aldığı, işyerine döndüğünde çekin sahte olduğunu anladığı, bunun üzerine emniyete durumu bildirdikleri 2. parti kömürü götürdüklerinde ise sanığın olay yerine gelmeyip, temyize gelmeyen sanıklar … ve …’ı gönderdiği, …’ın …’daki 11.500,00 TL.lik çeki alarak İş Bankasına ait 8.000,00 TL.lik çeki verdiği, bu esnada polisler tarafından yakalandıkları şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda; sanığın eyleminin dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını oluştuğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça konu çekin arka yüzündeki …. ve … adına atfen atılan imzaların sanığın eli ürünü olduğunun Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 05/09/2008 tarih ve 6102 sayılı raporundan anlaşılması karşısında tebliğnamedeki eksik soruşturma nedeniyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca yapılan artırımın adli para cezasına teşmil edilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.