YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12739
KARAR NO : 2012/36046
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay günü Ziraat Bankası ATM cihazından emekli maaşını çekmekte olan müştekinin yanına gelen sanığın kendisini müştekiye oğlunun arkadaşı olduğuna inandırıp, müştekinin oğluna olan 50,00 TL borcunu ödemek ve oğluna iletilmek üzere müştekiye 100,00 TL uzatıp para üzeri olarak 50,00 TL istemesi, müştekinin ATM’den çektiği 650,00 TL’yi cebinden çıkardığında sanığın bu parayı ve mağdurun cüzdanını alarak oğlunun telefon numarasını istemesi, müştekinin oğlunun telefon numarasının evde yazılı olduğunu söylemesi üzerine sanığın cüzdanı karıştırarak önceden vermiş olduğu 100,00 TL’yi de alarak cüzdanı mağdura verip olay yerinden uzaklaşması, müştekinin sonradan parasını kontrol ettiğinde 450,00 TL.nin eksik olduğunu, fark ederek suç ihbarında bulunması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2) Adli para cezasının; 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası ( TL ) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1.bendindeki 10 gün karşılığı adli para cezası yerine 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, ikinci fıkrasındaki 8 gün karşılığı adli para cezası yerine 4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 4 ve 5.bentlerdeki 160,00 TL adli para cezası yerine 80.00-TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ibarelerinin eklenmesi; hükümde yer alan “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi; suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.