Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/4819 E. 2022/1800 K. 09.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4819
KARAR NO : 2022/1800
KARAR TARİHİ : 09.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmeyen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun, kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1)Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ile TCK’nin 7. maddesi karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa aykırılık suçunu oluşturduğu ve ön ödeme önerisini kabul etmeyen sanık hakkında bu suçtan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşerek TCK’nin 207. maddesi uyarınca mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı,
2)Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçunda hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 09.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.