YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18864
KARAR NO : 2013/3187
KARAR TARİHİ : 21.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Aşamalarda yüklenen suçu işlemediğini belirten sanığın; suçun işlenmesiyle mağdurun zararını tamamen gidermiş olmasının beklenilemeyeceği, kaldı ki; zararın giderildiğine dair bir bilgi-emare dahi bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; bankadan maaşını yeni çekmiş olan 1947 doğumlu mağdurenin yanına yaklaşan sanığın; kendisini Almanya’dan emekli olmuş bir kişi olarak tanıtıp, kurduğu diyalogla belirli bir güven ortamı sağladıktan sonra “çektiğin 325 liraya karşılık sana 400 liraya tekabül eden mark vereyim” deyip, mağdureden aldığı 325 liraya karşılık tedavül değeri düşük veya tedavülden kalkmış ülke paralarını “Alman Markı” diye verip haksız yarar sağlamaktan ibaret eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında, aşağıda belirtilen sebep dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Aynı gerekçeye dayanılarak alt sınırdan hapis cezası takdir olunurken adli para cezasının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan “365”; üçüncü paragrafında yazılan “9.125,00” rakamlarının çıkartılarak yerlerine “5”; “125” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.