Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/99 E. 2012/33149 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/99
KARAR NO : 2012/33149
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan yürütülen yargılama kapsamında, 21.04.2006 tarihinde Baro Başkanlığına yazı yazılarak sanığa zorunlu müdafii olarak atanan Av. … …’ın duruşmaya katıldığı, sanık hakkında verilen 24.06.2009 tarihli mahkumiyet kararının sanık müdafii Av. … …’a tefhim edildiği; ancak sanık müdafiinin kararı temyiz etmediği, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberi olmayan sanığa, yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin zorunlu olduğu, Ceza Genel Kurulunun 12.10.2010 tarihli 1-164-193 sayılı kararında da açıklandığı üzere; mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilmiş olan zorunlu müdafiinin yüzüne karşı yapılmış olan tefhim, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuksal sonuç ifade etmediği gibi, temyiz süresini de başlatmayacağından, gerekçeli kararın sanığa, 15.07.2009 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine sanığın vekaletname ile Av. … Sayan’ı müdafii olarak tayin etmiş olduğu anlaşıldığından, Av. … Sayan’ın sanık hakkında verilen hükme yönelik 7 günlük yasal süresi içerisinde yaptığı 22.07.2009 tarihli temyiz istemi üzerine yapılan incelemede;
09.06.2003 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’un 223/8.maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.