Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65517 E. 2013/9288 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65517
KARAR NO : 2013/9288
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin evlenmek istemesi nedeniyle temyiz dışı …’dan yardım istediği, bu sırada konuşmaları duyan …’ın yanlarına giderek baldızı olmadığı halde temyiz dışı…..’ın baldızı olduğunu eşinden ayrıldığını ve evlenmek istediğini anlaşırlarsa yardımcı olabileceğini belirttiği, … ile birlikte fikir ve irade birliği çerçevesinde şikayetçiyi dolandırmak amacıyla şikayetçinin yanına giderek evlenme konusunda anlaştıklarını söyledikleri, bu şekilde aldıkları evlenme kararı doğrultusunda hazırlıklar için çarşıya çıkan şikayetçi ile ……’ın iki adet bilezik aldığı ve kıyafet almak üzere bir mağazaya girdikleri, orada kıyafet deneyen …’ın giyinme odasında gerçek bilezikleri sahtesiyle değiştirip
koluna taktığı, mağaza çıkışında … ile birlikte dolandırma kastıyla hareket eden sanığın aralarındaki anlaşma gereğince … ile şikayetçinin yanına giderek, kendisinden habersiz olarak bu tür işleri neden yaptığını söyleyip …’a sözde kızdığı ve tehdit ettiği, bu şekilde aralarında yarattıkları anlaşmazlık sebebiyle …’ın sahte bilezikleri kolundan çıkararak şikayetçiye verdiği, gerçek bilezikleri ise üzerinde bıraktığı anlaşıldığından, sanık ……..’ın, temyiz dışı … ……’la başından itibaren şikayetçiyi evlenme vaadiyle kandırıp, ondan menfaat temin ettikleri anlaşıldığından, sanık …’in eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.