Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11672 E. 2013/13071 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11672
KARAR NO : 2013/13071
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut Olayda; katılana ait “… Dış Tic. Ltd. Şirketinde” sanık …’un idari müdür, diğer sanık …’un da muhasebe müdürü olarak görev yaptıkları, adı geçen şirketin, …’da bulunan Vestel Beyaz eşya fabrikasının mallarını Irak’a sattığı,söz konusu malların sevkini ve idare işlemlerini temsilnamelerle sanıklar … ve … tarafından yapıldığı Irak’a sevk edilen ürünlerin gümrük ve nakliye işlemlerinin ise …’den yapıldığı, …’deki işlerin şirketi vekalet ile temsil eden ve tanık … tarafından yürütüldüğü, bu şekilde gümrük, nakliye ve diğer giderler için gerekli olan harcamaları karşılamak amacıyla şirketin sorumlu müdürü …’nin banka hesabından … adına … Liman …/… Şubesindeki hesaba havaleler yapıldığı, katılanın bilgisi dışında … ‘e gönderilen havalelerin bir kısmının sanık … tarafından geri istenerek ve onun talimatına göre … tarafından da sanıklar …, Hakan ve Kenan’ın şahsi banka hesaplarına havale ile istenen paraların
gönderildiği,belirtilen eylemin değişik tarihlerde sanıklar tarafından birden fazla gerçekleştirildiği böylece diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık …’un şirketin sahibi katılana “Irak’a sevk edilecek malların daha fazla vagonla gideceğini” söyleyerek şirketin hesabından fazla miktarda parayı şirketin …’de işlerini yürüten tanık … ‘e havale edilmesini ve daha sonra da adı geçen …’dan fazla gönderilen paranın iadesinin gerektiğini beyan ederek aslında şirket tarafından ödenmemesi gereken parayı haksız şekilde kendi banka hesaplarına yatırılmasını sağladıkları anlaşılmakla güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı Kanunun 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53.madde 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ayrıntıya girmeden yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2. fıkraları ile 3. fıkra 1. cümlesinin uygulanmasına, karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olması karşısında,düzeltilerek onama isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.