YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2607
KARAR NO : 2012/35499
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16. I. maddesi uyarınca 60.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri I. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2009 tarihli ve 2009/659 esas, 2009/1061 sayılı kararının infazı aşamasında, 24/06/2010 tarihinde para cezasının 1. taksiti olan 20.000,00 Türk lirasının ödenmesini müteakip, müşteki vekilinin şikayetinden vazgeçmesi sebebiyle 316 sayılı Kanun’un 16/c-5. maddesi uyarınca tüm cezai sonuçları ile birlikte hükmün ortadan kaldırılmasına dair aynı Mahkemenin 01/09/2010 tarihli ek kararı üzerine, sanık müdafiinin ödemesi yapılan 20.000,00 Türk lirası adli para cezasının iade edilmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 04/04/2011 tarihli ve 2009/659 esas, 2009/1061 sayılı ek karanın yönelik itirazın keza reddine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2011 tarihli \e 2011/707 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24.11.2011 gün ve 2011/14854/59831 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2012 gün ve 2011/399046 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hükmün infazı sırasında, müşteki vekilinin şikayetinden vazgeçmesi sebebiyle 3167 sayılı Kanun’un 16/c-5. maddesi uyarınca tüm cezai sonuçları ile birlikte hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, şikayetten vazgeçme halinde anılan Kanun’un 16 b-3. maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, ancak bunun sonuca etkili bir hukuka aykırılık olmadığı düşünülerek yapılan incelemede;
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un gerek 16/b-3, gerekse 16/c-5.maddeleri uyarınca hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmiş olsun, hüküm bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkması karşısında, önceden ödenen para cezasının sanığa iade edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin benzer bir dosya nedeniyle verdiği 10.12.2007 gün ve 2007/15171 esas 2007/14531 sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanık …’ın mahkum olduğu 60.000.00 Türk lirası para cezasının infazı sırasında, adı geçenin 24.06.2010 tarihli ve 20100021624 sayılı vezne makbuzu ile 20.000.00 Türk liralık kısmını ödemesinden sonra müşteki vekilinin 01.09.2010 tarihinde şikayetten vazgeçmiş olduğu, şikayetten vazgeçme tarihinden önce sanık hakkındaki cezanın kısmen de infaz edilmesi karşısında tahsil edilen adli para cezasının iade edilmesi söz konusu olmayıp kısmen veya tamamen infaz edilmiş mahkumiyet ilamlarının iade edileceğine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinin anlaşılması karşısında,
Kayseri 1. Asliye Mahkemesince verilen 04.04.2011 tarihli ek karara vaki itirazın reddine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2011 gün ve 2011/707 Müt sayılı kararı yasaya uygun olduğundan, bu karara yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 24.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.