YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2602
KARAR NO : 2012/35503
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
5941 sayılı Çek Kanunu’na muhalefet suçundan şüpheli Gem Sar Unlu Mamuller Sanayi Ticaret Ltd. Şti. hakkında yapılan hazırlık soruşturması sonucunda Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/04/2011 tarihli ve 2011/2669 soruşturma, 2011/1490 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair, mercii Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12/05/2011 tarihli ve 2011/325 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/11/2011 gün ve 2011/14750/59532 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/01/2012 gün ve 2011/393301 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Şüpheli hakkında 594] sayılı Çek Kanunu’na muhalefet suçundan dolayı yapılan soruşturmada, şikâyet dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamede müştekinin şikayetçi olan vekil veya vekilleri yetkilendirmediği ve usule uygun şikayet bulunmadığından bahisle, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/04/2011 tarihli ve 2011/2669 soruşturma, 20] 1/1490 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir Öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında. Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamında bulunan 22/02/2011 tarihli suç duyurusunu içeren şikâyet dilekçesinde müştekinin … olarak gösterilmesine rağmen müşteki vekili tarafından başka bir şahsa ait vekaletnamenin dilekçeye eklendiği, bu hususun Cumhuriyet Başsavcılığınca giderilebileceği, müşteki vekiline gerçek müştekiden aldığı vekaletnamesini ibraz etmesi için süre verilerek şikâyet
hakkının korunabileceği, kaldı ki kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz eden müşteki vekilinin …’a ait şikâyet tarihi öncesinde düzenlenen vekaletnameyi eklediği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 12.05.2011 gün ve 2011/325 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.