YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12047
KARAR NO : 2013/14679
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocukların, … İlçesi … Parkı’ndaki bir adet aydınlatma direğini yerinden söküp lambasını kırdıkları sabit olmakla mala zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 51/2. maddesinde yer alan “Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhâl salıverilir” hükmünün, aynı zamanda etkin pişmanlık başlığı altında, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi gereğince cezadan indirim sebebi olduğu, kanunî bir indirim sebebinin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde erteleme şartı olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeyerek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan suça sürüklenen çocuklar hakkında ertelemenin katılanın uğradığı zararın giderilmesi şartına tabi tutulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Suça sürüklenen çocuklar hakkında belirlenen 1 yıl hapis cezasından, TCK’nın 31/3 maddesi uyarınca yaş küçüklüğü nedeniyle 1/3 oranında indirim yapılırken “8 ay” yerine “9 ay” , buna bağlı olarak da aynı kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken “6 ay 20 gün” yerine, “7 ay 15 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı Kanunun 50/3. maddesi gereğince, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 02/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.