Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11175 E. 2013/11735 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11175
KARAR NO : 2013/11735
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, tıbbi malzemeler satan Teknoloji Güvenlik Telekomünikasyon ve Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd Şirketi’nin yetkili temsilcisi ve ortağı olduğu, SGK’nın malzemeleri temin eden firmayla arasında sözleşme bulunmaması nedeniyle ilgili firmanın hastalardan vekaletname alarak temin ettikleri sağlık malzeme bedellerini faturalandırıp, bu fatura ve vekaletname ile SGK’ya başvurarak şikayetçiler adına tahsilat yaptıkları, bu şekilde ameliyat geçiren …, …, …, …’nin ameliyattan sonra kullanmaları gereken bazı ilaç ve malzemelerin sanığın yetkili olduğu firma tarafından verileceğinin mağdurlara taahhüt edildiği, sağlık
raporlarında yer alan … isimli ilacın teslim tesellüm tutanağında yazılı olmasına rağmen bu hastalara teslim edilmediği ve sanki teslim edilmiş gibi işlem yapıldığı, bu şekilde haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda; hak sahiplerinin kurumun ödeme yapmaması ya da malzeme bedelinin eksik ödenmesi halinde bedelin tamamını ya da eksik kalan kısmını karşılayacaklarını taahhüt ettikleri ve sağlık malzemelerini eksiksiz teslim aldıklarına dair fatura ile teslim tesellüm tutanağını imzaladıkları, bu nedenle yargılama aşamasında eksik aldıklarına dair beyanlarına itibar edilemeyeceği, bilirkişi raporunda da katılan kurum ile mağdurların herhangi bir zararlarının bulunmadığı yönünde görüş belirtilmiş olması hususları gözetilerek, sanığın savunmasının aksine, mağdurların soyut iddiaları dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesine dayalı olarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.