YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67458
KARAR NO : 2013/11110
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; mağdur …’ın iş bulmak amacı ile gazeteye ilan verdiği, bu ilanı gören sanığın 26.08.2005 tarihinde mağdurun kullandığı telefonu gizli numarayla aradığı, kendisini … … olarak tanıtıp Burdur 58. Topçu Tugayında Başçavuş olduğunu, şoföre ihtiyaçları olduğunu söylediği, mağdura fotoğraf, nüfus cüzdanı, ehliyet sureti ve 350 TL para ile gelmesini söylediği, öğleden sonra Burdur’a gelen mağduru tekrar telefonla aradığı, ona “işlemleri hızlandırması için noter çalışanı gönderiyorum, evrakları ve parayı ona ver” dediği, bunun üzerine mağdurun işe gireceğine inanarak parayı ve evrakları gelen şahsa verdiği, daha sonra sanığın mağduru tekrar arayarak sicilinde problem olduğunu, 29.8.2005 tarihinde tekrar gelmesini ve sabıka kaydını aynı askeri birlikte çalışan … isimli şahsa vermesini söylediği, mağdurun 29.8.2005 tarihinde Burdur’a gelip bu askeri birliğe gittiğinde böyle bir şahsın olmadığını öğrendiği olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.