Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1501 E. 2013/14659 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1501
KARAR NO : 2013/14659
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 191/1. maddesine aykırı olarak iddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmanın açılıp sanık …’ın sorgusunun yapılması sonuca etkili görülmemesi; 07.06.2006 tarihli duruşmada katılma talebinde bulunan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK’nın 238/3. maddesi gereğince duruşmada hazır bulunan sanık ile Cumhuriyet savcısının görüşü sorulmadan katılan olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş ise de, sanık ile Cumhuriyet savcısının bu hususta herhangi bir itirazlarının bulunmaması nedeniyle, tebliğnamedeki bozma isteyen (3) ve (4) numaralı düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Oluşa ve dosya içeriğine göre, katılanın uzun süredir birlikte yaşadığı İngiliz vatandaşı … ile tartışması üzerine, …’ın, katılana ait ancak tanık … adına kayıtlı aracı alarak bir arkadaşının yönlendirdiği sanık …’den kendisini havalimanına bırakmasını istediği, yolda sanık …’nin … ile
katılan arasındaki tartışmayı öğrendiği, …’ın, havalimanına varınca aracı sanık …’ye bıraktığı, sanık …’nin ise, katılanın köylüsü ve arkadaşı olduğunu bildiği diğer sanık …’ı arayarak durumdan haberdar ettiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanla irtibata geçtikleri, katılana … ile aralarındaki meseleler yüzünden kendisini …’nın adamlarının aradığını, …’ın bu kişilere 18.000 sterlin verdiğini, 2.000 TL para istediklerini, ayrıca bu kişilerle yemek yediklerini, yemek parasını da vermesi gerektiğini, bu sorunu bu şekilde halledebileceklerini, yine aracını da kendisine verebileceklerini ancak araç bedelinin %30’unu alacaklarını söyledikleri, ayrıca katılandan dayak yemiş gibi gözüktüğü bir fotoğrafını istedikleri, inandırıcı olabilmek için tanık …’in çalıştığı … Restaurant’a giderek 443,300 TL’lik adisyon fişi düzenlettirip katılana gösterdikleri, katılanın şikayeti üzerine jandarma mensuplarınca önceden seri numaraları tespit edilmiş paralarla birlikte katılanın sanık …’la buluştuğu ve yemek parası için 350 TL parayı sanığa verdiği esnada jandarma mensuplarınca sanığın yakalandığı şeklinde gelişen olayda, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.