YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1420
KARAR NO : 2013/20156
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, kendi sigorta aracılık şirketi ile sigorta acenteliği yapmakta iken; işlerinin bozulması nedeniyle sigorta aracılık lisansının iptal edilmesi üzerine; kendi portföyündeki müşterilerinin sigorta işlerini katılana şirket üzerinden yapmaya ve bunun karşılığında komisyon almaya başladığı, sanığın şirketin poliçe lehtarlarıyla ilişkilerini yürüttüğü, tahsil ettiği poliçe primlerini şirkete intikal ettirme görevini üstlendiği, … Redüktör Döküm Ltd. Şti tarafından 22/01/2006 ile 26/06/2007 tarihleri arasında sanığa toplam 3.622,00 TL pirim taksiti ödemesi yapıldığı halde sanığın söz konusu prim tahsilatlarını katılan şirkete vermediği olayda, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “50 gün” ve ” 1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve ” 100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.