YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20792
KARAR NO : 2013/5135
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, dayısı olan katılanın evinde bir gece kaldığı sırada evde zarfın içinde bulduğu katılana ait bankamatik kartını ve şifresini alarak ATM’den 750 TL para çektiği ,daha sonra Buca İlçesi mahalle muhtarlığına giderek kendisini katılan olarak tanıtıp katılanın kimlik bilgilerine göre nüfus cüzdanı talep belgesi doldurttuğu bu belge üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak Buca Nüfus Müdürlüğüne başvurup katılanın kimlik bilgilerine göre nüfus cüzdanı talep ederek aldığı nüfus cüzdanının üzerine de kendi fotoğrafını yapıştırarak Denizbank A.Ş.’nin … şubesine gidip sahte olarak oluşturduğu bu belgelerle katılan adına 3.600 TL’lik kredi talebinde bulunup söz konusu parayı bankadan aldığı anlaşılmakla, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarının sübut bulduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
5237 Sayılı TCK. nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında sonuç adli para cezasının gün karşılığı belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde doğrudan haksız elde olunan menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle karar verilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.