Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20492 E. 2013/5150 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20492
KARAR NO : 2013/5150
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müştekinin katılma talebinde bulunduğu 17.07.2006 tarihli oturumda tanık beyanıda alındıktan sonra talebin kabulüne karar verilmeden önce sanık müdafiine söz verildiği ve beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın yetkilisi olmadığı halde kendisini … Ltd. Şirketinin yetkilisi olduğunu söyleyip ithal ettikleri 1.200.000 adet boş cd’yi satmak istediklerini belirtip fiyat verdiği, bir süre sonra yetkilisi olduğunu söylediği şirkete ait binadaki odasında müşteki ile toplantı yaparak hileli hareketlerine devam edip kendisinin belirtilen firmanın yetkilisi olduğuna inandırdıktan sonra 1.200.000 adet boş cd’yi şikayetçi firmaya satma konusunda anlaşma sağlayarak belirtilen firma yetkilisi …’ün ciro ettiği 50.000 TL’lik çeki aldığı 25 gün kadar sonra da gümrükten malları çekeceğini söyleyerek 13.000 TL’lik çeki aldığı her iki çekide tahsil ettikten sonra malları teslim etmeyip 29.08.2005 tarihinde başka bir şirkete devrederek ortadan kaybolmaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.