Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/22867 E. 2013/18103 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22867
KARAR NO : 2013/18103
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın yanında temyiz incelemesi kapsamında olmayan diğer sanıklar …, … ve …’ün alacakları bulunan bir şahsı sormak için girdikleri pasajda …’ın çay ocağında otururlarken küfürlü konuşmaya başlamaları üzerine müşteki …’un kendilerini uyarması üzerine tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve sanığın adı geçen diğer sanıklarla birlikte … ve …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaraladığı, …’ın iş yerinin camlarını kırmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği anlaşılmakla, atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 Sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanun’un 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’unn 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından sanık hakkında TCK 53. maddenin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.