Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/13098 E. 2013/12798 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13098
KARAR NO : 2013/12798
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın kendisini … ismiyle tanıtarak 20/12/20006 tarihinde katılan …’ten 12 adet düve satın alıp 10000 TL bedelli çalıntı olan sahte çek verdiği;
Sanık … ve …’ın 25/12/2006 tarihinde katılan …’dan 5 adet, 30/12/2006 tarihinde de katılan …’tan 2 adet ve katılan …’ndan 3 adet büyükbaş hayvan aldıkları ve karşılığında katılanlara sahte çek verdikleri, katılanlar … ve … ’e verilen çeklerin keşide yeri unsurunun geçersiz olduğu;
Sanıklar …’ın tanıdığı şikayetçiler … ve …’ın yapacakları ticari … nedeniyle çeke ihtiyaç duyduklarını söylemeleri üzerine, sanık …’la tanıştırdığı, sanık …’ün teminat olarak çalıntı olan 3 adet çeki keşide ederek şikayetçilere verdiği karşılığında şikayetçilerden 13000 TL bedelli senet aldıkları, şikayetçilerin çekleri kontrol amacıyla bankaya götürdüklerinde çalıntı olduğunun anlaşıldığı olaylarda, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabule bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık …’ın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması ve 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermesi gerektiği gözetilmeden sanık …’in kardeşi …’in senedi iade ederek zararı giderdiğinden bahisle sanıklar … ve …’ın cezasından indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … ve …’ın müdafileri ile sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.