YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/331
KARAR NO : 2013/13246
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, müşteki MDV NOVA Özel … Hizmetleri Şirketi’nde pazarlama elemanı olarak çalıştığı, şirkette çalıştığı dönemde, resmi ya da fiili olarak yetkisi olmadığı halde, şirket müşterilerinden tahsil ettiği paraları şirkete teslim etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-5237 sayılı TCK’nın 155/2. madde ve fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi gerekmekte olup sanığın, müşteki şirkette pazarlama elemanı olarak çalıştığı, resmi ya da fiili olarak şirket adına parayı tahsil etme yetkisi olmadığı halde, müşterilerden tahsilat yapıp bu tahsilatı şirkete iade etmemekten ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde öngörülen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan hüküm kurmak suretiyle fazla ceza tayini,
2-Kabule göre de; Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.