YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/327
KARAR NO : 2013/13247
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, kömür ticareti işiyle uğraşan katılanın yanında nakliye işine başladığı, 06/11/2008 tarihinde, müşteriye götürmek üzere kömür yüklenmesine rağmen, sanığın kömürlerden bir kısmını ilgili yere teslim etmeyerek uhdesinde tuttuğu, yine 07/11/2008 tarihinde yüklenen kömürlerden 78 çuvalını kendi evine bıraktığı, aynı gün öğleden sonra yüklenen kömürü de aynı şekilde müşteriye teslim etmeyerek başka bir yere boşaltması üzerine, mağdurun sanığı suçüstü yakaladığı, böylece sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın ikrarı, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 50/1 maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımların, sadece kısa süreli hapis cezaları için uygulanabileceği gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/1-f maddesi kapsamında seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilmesindeki isabetsizlik, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak, 5237 sayılı TCK’nın 50/1-f maddesine göre, sanık hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının “kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilmesine” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, “bir kamu kurumunda kamuya yararlı temizlik işinde saat 18:00 ile 22:00 saatleri arasında çalıştırılma tedbirine çevrilmesine” denilmek suretiyle infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “bir kamu kurumunda kamuya yararlı temizlik işinde saat 18:00 ile 22:00 saatleri arasında çalıştırılma tedbirine çevrilmesine” ifadesinin çıkartılarak, yerine “sanığın cezasının, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesine” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.